Yazılı basında 2-8 Ekim 2017 haftasında nefret söylemi üreten dört haber seçildi. Sırplar, Hıristiyanlar ve Suriyelilere yönelik nefret söylemi içeren bu örnekleri ve haklarında yazılmış analizleri aşağıda bulabilirsiniz.1


1.

Yeni Akit, 6 Ekim 2017

Yeni Akit gazetesinin, ilk sayfada "HRİSTİYAN TERÖRİZMİ" ve iç sayfada "Hıristiyan terörü" başlıklarıyla hazırladığı haberde, tüm Hıristiyanlar zan altında bırakılarak şiddetle ilişkilendiriliyor ve düşmanlaştırılıyor.


2.

Sözcü, 4 Ekim 2017

Sözcü gazetesinin, "Suriyeliler yüzünden vergiler yükseliyor" başlıklı haberinde, ülkede yaşanan bazı ekonomik sorunların sorumlusu olarak Suriyelileri işaret eden sözleri tırnaksız bir şekilde başlığa çekiliyor. Böylece gazete, toplumda Suriyelilere yönelik mevcut önyargıları ve nefreti körükleyen bir söylemi onaylıyor ve yaygınlaşmasına ortaklık ediyor.


3.

Türkiye, 3 Ekim 2017

Türkiye gazetesinin,"VURAN STEPHEN ÜSTLENEN DEAŞ" başlıklı haberinde, "Hristiyan cani konseri taradı. Katliam, İslam düşmanı DEAŞ üzerinden yine Müslümanlara ihale edildi" ve "Hristiyan saldırgan otelde intihar etti" ifadeleriyle, zanlının dini kimliğine yapılan vurguyla tüm Hıristiyanlar zan altında bırakılıyor ve şiddetin sorumluluğu Hıristiyan kimliğine mal ediliyor.


4.

Ankara Son Söz, 2 Ekim 2017

Ankara Son Söz gazetesinin, "SIRP VAHŞETİ DİZİ OLUYOR" başlıklı haberinde, hem haberin başlığında hem de içeriğinde "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra tarihin gördüğü en büyük katliam Bosna Soykırımıdır. 8 bin 372 kişinin öldüğü, Sırp'ların gerçekleştirdiği bu vahşet diziye konu oluyor" gibi ifadelerle, söz konusu katliamın sorumluluğu tüm Sırplara mal ediliyor. Böylece, Sırp kimliği şiddetle ilişkilendirilerek düşman konumuna yerleştiriliyor.


1. Nefret söylemi odaklı sistematik medya izleme çalışması kapsamında, tüm ulusal gazeteler ve sayısı 500’ü bulan yerel gazete önceden belirlenen anahtar kelimeler üzerinden (ör. hain, dönme, mülteci, Hıristiyan, Yahudi, bölücü vs.) medya takip merkezi aracılığıyla taranıyor. Bu anahtar kelimeleri içeren haber ve köşe yazıları günlük olarak okunuyor (gazetelerin hafta sonu baskıları hariç) ve nefret söylemi içeren yazılar tespit ediliyor. Esas olarak ulusal, etnik ve dini kimlik temelli nefret söylemine odaklanılırken cinsiyetçi ve homofobik/transfobik söylemler de tarama kapsamına alınıyor.