Hrant Dink’in öldürülmesinin 19. yılında, onun mücadelesini hatırlamak, adalet arayışını sürdürmek ve hakikatle yüzleşmeyi derinleştirmek için bir araya geliyoruz. Bu yıl söyleşilerde Hrant Dink'in yaşamına, yazılarına, Agos gazetesinin 30 yıllık geçmişine ve mücadelesine, 19 Ocak'ı nasıl hatırladığımıza ve anlamlandırdığımıza odaklanacağız.
  • Tüm söyleşiler 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı’nda yapılacaktır.
  • Her bir söyleşi için ayrı kayıt formu doldurmak gereklidir.
  • Söyleşiler hibrit formatta (yüz yüze ve Zoom), atölyeler yüz yüze olacaktır.
  • Yüz yüze katılımda her bir söyleşi için kapasite 40 kişi, atölyelerde ise 20 kişidir.
  • Etkinlik dili Türkçe'dir.
  • Hafta boyunca 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı’nı rehber eşliğinde gezebileceğiniz Rehberli Tur yapılacaktır. Rehberli tura katılmak için etkinlik kayıt formundaki “rehberli tura katılacağım” seçeneğini işaretlemeniz yeterlidir.
12 Ocak Pazartesi
'Hafıza Yetersiz' Film gösterimi

13.00 - Rehberli Tur
15.00 - Film Gösterimi


Ümit Kıvanç’ın tasarlayıp kurguladığı Hrant Dink’in sözünü renge, şekle ve sese büründürerek aktaran ‘Hafıza Yetersiz’ filmi, Hrant Dink’e ve onun sözüne yaşam alanı tanımayan ‘sistem’in nerelerde ‘hata verdiğini’ gözler önüne seriyor. Hrant Dink’i hedef haline getiren tutkusuna tanık olurken, onun kendi sesinden dinleyeceğimiz Türkiye ve dünya hayalini bu filmde izleyebilirsiniz.

Film gösterimine kayıt olmak için formu doldurunuz.
Hafızalardaki 19 Ocak

Atölye Kolaylaştırıcısı: Aylin Vartanyan

17.00 - Atölye


19 Ocak 2007 yalnızca bir tarih değil, birçok kişi için gündelik hayatın içinden geçen bir eşiktir. Bazılarımız için bir yer, bir ses, bir cümle, bir kalabalık ya da bir suskunluk olarak geri döner. Bazılarımız için ise devralınmış bir soru, adı konmamış bir miras olarak kalır.

Bu atölyede 19 Ocak’ın toplumsal hafızada bıraktığı izin, hayatlarımıza nasıl değdiğini ve bize bugün neyi emanet ettiğini birlikte araştıracağız. O güne dair doğrudan hatıralarınız varsa getirebilirsiniz. Eğer hatırladığınız şey bir boşluk ise, bu hikayeyle ilk kez nerede ve hangi kelimelerle karşılaştığınızı da konuşabiliriz. Hrant Dink öldürüldüğünde neredeydiniz? O günün duygusu bugün bedeninizde, dilinizde, düşüncenizde nasıl yaşıyor? 19 Ocak sizde neyi çağırıyor? Ve belki de en önemlisi, bu hafızadan geleceğe ne taşımak istiyorsunuz?

Aylin Vartanyan moderatörlüğünde açılacak bu paylaşım alanında, sükunetle ve özenle, birbirimizin sözünü çoğaltarak tanıklığın ve hatırlamanın farklı biçimlerine yer açacağız. Amaç bir “doğru anlatı” kurmak değil; hatırladıklarımızı ve hatırlayamadıklarımızı birlikte taşıyabileceğimiz bir dil aramak.


Atölyeye kayıt olmak için formu doldurunuz.
13 Ocak Salı
Yazılarının Merceğinden Hrant Dink'in Yolu Yordamı

Atölye Kolaylaştırıcısı: Rober Koptaş

15.00 - Rehberli Tur
17.00 - Atölye


Hrant Dink'in sözüne yeniden kulak vermek, yazılarını günümüzün sorularıyla birlikte düşünmek için buluşuyoruz. Farklı zamanlarda, farklı bağlamlarda kaleme alınmış beş yazı, Hrant Dink’in yolu ve yordamına dair bugün bize neler söyler? Yazar ve editör Rober Koptaş yönetimindeki atölyede, katılımcılar hafıza, adalet, siyaset çerçevesinden metinlerin açtığı yolları tartışacak.

Atölyeye kayıt olmak için formu doldurunuz.
14 Ocak Çarşamba
Gökçer Tahincioğlu ile Z Filmi Üzerine Söyleşi

Konuşmacı: Gökçer Tahincioğlu

13.00 - Rehberli Tur
15.00 - Z Filmi Gösterimi

17.00 - Söyleşi


Costa-Gavras'ın 1969 tarihli "Z" filmini birlikte izliyor, adalet, devlet şiddeti ve hakikat arayışının izini sürüyoruz. Gösterimin ardından gazeteci ve yazar Gökçer Tahincioğlu’yla, filmin konu edindiği siyasal şiddet, cezasızlık ve toplumsal hafıza meselelerini katılımcılarla tartışacağız.

Söyleşiye kayıt olmak için formu doldurunuz.
15 Ocak Perşembe
Hafızalardaki 19 Ocak

Atölye Kolaylaştırıcısı: Aylin Vartanyan

13.00 - Rehberli Tur
15.00 - Atölye



19 Ocak 2007 yalnızca bir tarih değil, birçok kişi için gündelik hayatın içinden geçen bir eşiktir. Bazılarımız için bir yer, bir ses, bir cümle, bir kalabalık ya da bir suskunluk olarak geri döner. Bazılarımız için ise devralınmış bir soru, adı konmamış bir miras olarak kalır.

Bu atölyede 19 Ocak’ın toplumsal hafızada bıraktığı izin, hayatlarımıza nasıl değdiğini ve bize bugün neyi emanet ettiğini birlikte araştıracağız. O güne dair doğrudan hatıralarınız varsa getirebilirsiniz. Eğer hatırladığınız şey bir boşluk ise, bu hikayeyle ilk kez nerede ve hangi kelimelerle karşılaştığınızı da konuşabiliriz. Hrant Dink öldürüldüğünde neredeydiniz? O günün duygusu bugün bedeninizde, dilinizde, düşüncenizde nasıl yaşıyor? 19 Ocak sizde neyi çağırıyor? Ve belki de en önemlisi, bu hafızadan geleceğe ne taşımak istiyorsunuz?

Aylin Vartanyan moderatörlüğünde açılacak bu paylaşım alanında, sükunetle ve özenle, birbirimizin sözünü çoğaltarak tanıklığın ve hatırlamanın farklı biçimlerine yer açacağız. Amaç bir “doğru anlatı” kurmak değil; hatırladıklarımızı ve hatırlayamadıklarımızı birlikte taşıyabileceğimiz bir dil aramak.


Atölyeye kayıt olmak için formu doldurunuz.
16 Ocak Cuma
Yazılarının Merceğinden Hrant Dink'in Yolu Yordamı

Atölye Kolaylaştırıcısı: Karin Karakaşlı

18.00 - Atölye


Hrant Dink'in sözüne yeniden kulak vermek, yazılarını günümüzün sorularıyla birlikte düşünmek için buluşuyoruz. Farklı zamanlarda, farklı bağlamlarda kaleme alınmış yazılar Hrant Dink’in yolu ve yordamına dair bugün bize neler söyler? Yazar ve editör Karin Karakaşlı yönetimindeki atölyede, katılımcılar hafıza, adalet, siyaset çerçevesinden metinlerin açtığı yolları tartışacak.

Atölyeye kayıt olmak için formu doldurunuz.
17 Ocak Cumartesi
Hafıza Mekânları Atölyesi

Atölye Kolaylaştırıcısı: Nayat Karaköse

14.30 - Atölye


Hafıza Mekânları Atölyesi’nde soykırım, apartheid rejimi, askeri darbeler, savaşlar gibi  zor ve şiddet dolu geçmişlerle yüzleşen hafıza mekânları, müzeler ve anıtlardan örnekler sunuluyor. Katılımcılar dünyanın farklı coğrafyalarında bulunan, zor geçmişlerle yüzleşen hafıza mekânları, müzelerden ve anıtlardan örnekleri keşfederken, çeşitli kurumlar tarafından yürütülen ilham verici hafızalaştırma çalışmaları hakkında bilgi ediniyorlar.

Atölyeye kayıt olmak için formu doldurunuz.
Agos'un 30 Yılı

Konuşmacılar: Luiz Bakar, Arus Yumul, Lora Baytar 
Moderatör: Yetvart Danzikyan


17.00 - Söyleşi


1996 Nisan ayında yayın hayatına başlayan, Hrant Dink ve bir grup arkadaşı tarafından kurulan Agos gazetesi Türkçe ve Ermenice içeriğiyle kısa sürede etkili bir haber ve başvuru kaynağı haline geldi. Agos'un kuruluşunun 30. yılında, gazetenin yayın hayatı boyunca ele aldığı meseleleri, açtığı tartışma alanlarını ve Ermeni toplumu başta olmak üzere Türkiye'de yarattığı dönüşümü birlikte konuşmak için bir araya geliyoruz. Bu söyleşide, Agos'un insan hakları, çoğulculuk, Türkiye-Ermenistan ilişkileri, toplumsal hafıza, kimlik, kültür ve eşit yurttaşlık gibi konulara yaklaşımını ve bu yaklaşımın toplumda bıraktığı izleri Yetvart Danzikyan’ın moderatörlüğünde Arus Yumul, Luiz Bakar ve Lora Baytar ile tartışacağız.

Söyleşiye kayıt olmak için formu doldurunuz.
18 Ocak Pazar
Sebat Apartmanı Yansıtması: Üretim Sürecine Dair Bir Sohbet

Konuşmacı: Ohannes Şaşkal
Moderatör: Kemal Gökhan Gürses

15.00 - Rehberli Tur
17.00 - Söyleşi

19.00 - Yansıtma


Hrant Dink’in katledilişinin 19. yılında Sebat Apartmanı’nın dış cephesine 18 ve 19 Ocak’ta saat 19.00-23.00 saatlerinde yansıtılacak bina üzeri projeksiyonu hazırlayan sanatçı Ohannes Şaşkal ve Kemal Gökhan Gürses  ile üretim sürecini konuşmak için 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı’nda buluşuyoruz.

Söyleşiye kayıt olmak için formu doldurunuz.
Uzun yıllar Aras Yayıncılık’ta ve Agos gazetesinde çalıştı; iki kurumun da genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Kitaplar yayıma hazırladı, türlü mecralarda gazete yazıları, dergi makaleleri kaleme aldı. Romanı Unufak 2024’te yayımlandı. Yazarlık ve bağımsız editörlük yapıyor, ikinci romanı üzerine çalışıyor.

Gökçer Tahincioğlu, 1997'den 2018'e kadar Milliyet gazetesinde yargı muhabirliği, Ankara haber müdürlüğü, köşe yazarlığı yaptı. Haber, yazı ve fotoğraflarıyla Musa Anter, Metin Göktepe, Abdi İpekçi gibi isimlerin adını taşıyan gazetecilik ödüllerini aldı. Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü ödüllerine layık görüldü. Bu Öğrencilere Bu İşi mi Öğrettiler?: Öğrenci Muhalefeti ve Baskılar (2013, Kemal Göktaş'la birlikte), Beyaz Toros: Faili Belli Devlet Cinayetleri (2013), Devlet Dersi: Çocuk Hak ve İhlallerinde Cezasızlık Öyküleri (2016) ve Çünkü Umurumuzda: 11 Sivil Toplum Başarısı (2022) adlı mesleki kitaplara imza attı. Yaralı Hafıza ve Kayıp Adalet adlı derleme kitapların editörlüğünü üstlendi. İlk romanı Mühür, 2018'de yayımlandı. 2020'de yayımlanan ikinci romanı Kiraz Ağacı ile Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandı. Üçüncü romanı Sabahattin Ali'yi Ben Öldürdüm, Eylül 2023'te yayımlandı. 2018'den bu yana T24 Yayın Koordinatörü ve Ankara Temsilcisi olarak çalışıyor.

Şair, yazar. 1972’de İstanbul’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü’nün ardından Yeditepe Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Uzun yıllar Agos gazetesinde çalıştı. Radikal 2 (Kültür Sanat servisi) ve Gazete Duvar’da yazan Karakaşlı’nın öykü, roman, çocuk ve gençlik edebiyatı ile şiir kitapları vardır.

Prof. Arus Yumul Lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden, Doktora derecesini Oxford Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden almıştır. Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü kuran Yumul, aynı bölümden emekli olmuştur. Etnik kimlik, azınlıklar, ayrımcılık, beden ve popüler kültür üzerine yoğunlaşan çalışmaları yurtiçi ve yurtdışında yayımlanmıştır.

1943 yılında İstanbul’da doğdu. Avukat ve azınlık hakları savunucusudur. 1961 yılında Notre Dame de Sion’dan, sonrasında Grenoble Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Serbest avukatlığın yanı sıra birçok Ermeni vakıflarının avukatlığını yaptı. Agos gazetesi kurucuları arasında yer aldı. Patrik Mesrob Mutafyan görevi süresinde 10 yılı aşkın bir süre Patriklik Basın sözcülüğü yaptı. Fransızcadan Ermeniceye Aras Yayınevi için çeviriler yaptı.

1977 yılında İstanbul’da doğdu. ilk ve orta öğrenimini İstanbul Şişli Kurtuluş Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde Lisans eğitimine başladı. 1999 yılında mezun oldu. Aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Tarihi Yüksek Lisans Programı’na katılmaya hak kazandı. "Galata Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi ve Ermeni Mimarisi ile İlişkisi" başlıklı tez çalışmasıyla 2005 yılında Yüksek Lisansını tamamladı. 2000-2013 yılları arasında İstanbul’da yayımlanan haftalık gazete Agos’ta muhabir, editör ve grafiker olarak çalıştı. 2013 yılında Vakıfköy Ermeni toplumundan Cem Çapar ile evlenerek Hatay’a yerleşti. 2013-2014 yılları arasında Hatay Kırıkhan'da Caritas Vakfı bünyesinde Suriyeli mültecilere yardım sürecinde çalıştı. 2014-2019 yılları arasında Hatay Arkeoloji Müzesi'nin dönüşüm sürecinde sanat tarihçisi olarak görev yaptı. 2022 yılından bu yana Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında  Sosyal bilgiler alanında ücretli öğretmen olarak çalışıyor. 2020 yılında kuruculuğunu üstlendiği Vakıflıköy Müzesi'nin müdürlüğü ve Vakıfköy Kadın Kooperatifinin başkanlığı görevlerine devam ediyor.

1959’da İstanbul’da doğdu, çocukluğu Amasya’da geçti. Orada Hürriyet İlkokulu’nda iki yıl okuduktan sonra eğitimini İstanbul’da Halıcıoğlu Nersesyan ilkokulu’nda ve ardından Surp Haç Tıbrevank Lisesi’nde yatılı olarak sürdürdü. 1982’de İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun oldu. Karikatür serüveni 1977’de başladı. İlk karikatürü Şubat 1978’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlandı. Çizgileri o tarihten sonra Ohan. imzasıyla Cumhuriyet, Demokrat, Dünya gibi gazetelerde, Yeni Güney, Bilim ve Sanat, Yarın, Gül-Diken, Adam Sanat… gibi çok sayıda kültür-sanat dergisinde yer aldı. Başından beri sözden arınmış, yalın, imgesel ve grafik tasarımsal anlatımdan güç alan bir estetik çizgi tarzını benimsedi. 1979–1980 yıllarında karikatürcü arkadaşı Ümit Kartoğlu ile birlikte Ankara, İstanbul ve Eskişehir’de karma sergiler açtı. Bu sergilerden K-Ömür, konusal bütünlüğüyle olduğu kadar iktisadi ve insani-toplumsal nitelikleriyle de yankı buldu. Yurt içi ve yurt dışında birçok karma sergiye katıldı, kişisel ya da ortak sergiler açtı. Son olarak 2024’te Almanya, Erlangen ili Şehir Kütüphanesinde, son dönem çizgilerinden bir seçkiyi Toter Winkel /Kör Nokta adıyla sergiledi. 1980’den itibaren uzun yıllar günlük Ermenice yayımlanan Nor Marmara gazetesinde gözüktü. 2007’den itibaren düzenli olarak Agos gazetesinde çizmekte. Aralık 2025’te, 9. İzmir Mizah Festivali kapsamında düzenlenen Aziz Nesin Mizah Ödüne layık görüldü. Dört karikatür albümü vardır: bkz.(1997, Nor San dergisi yayını), Karakutu (2001, Aras Yayıncılık), Le Chiendent /Ayrık Otu [Ümit Kartoğlu ile birlikte, Hrant Dink anısına], (Aralık 2007, kendi yayınları), Placebo (2010, Aras Yayıncılık). 1993’ten bu yana Ermeni şairlerin eserlerini Türkçeye çevirmekte. Zahrad’dan yaptığı çeviriler, farklı yayınevlerinden, farklı tarihlerde yayımlanarak yedi kitapta toplandı. Bunlardan, Zahrad’ın şimdiye dek çevrilmiş şiirlerini kapsayan Bambaşka Bir Bahar, 2020’de, tematik şiirlerinin toplandığı Kediler, Nisan 2017’de, Bi’ Âlem Gigo ise Kasım 2024’de Aras Yayıncılık tarafından gün yüzüne çıkarıldı. Taniel Varujan’ın son kitabı Ekmeğin Şarkısı’ndan başka, Garbis Cancikyan, Yervant Gobelyan ve Haygazun Kalustyan’ın bütün şiirlerinin Türkçe çevirisi de yine Aras Yayıncılık tarafından kitaplaştırıldı. Farklı Ermeni şairlerden yaptığı çeviriler, uzun süredir, halen iki ayda bir çıkan Yeni E dergisinde yayımlanmakta.

1964 yılında İstanbul’da doğdu. Mikrop, Gırgır, Fırt, Atmaca dergilerinde, Cumhuriyet, Hürriyet ve Radikal gazetelerinde günlük bantlar ve çizgi romanlar çizdi. Agos gazetesinin kuruluşundan itibaren ilk üç yıl çizgileriyle yer aldı. Garajistanbul’da sahnelenen “histanbul” adlı bir oyun yazdı. Bu oyun İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri’nde Jüri Özel Ödülü’ne ve En İyi Dekor Ödülü’ne değer bulundu. Hayko Bağdat’ın Salyangoz adlı çalışmasını sahneye koydu. Özcan Ateş’in Kürtçe stand-up’ı “Dawiya Dawi”yi yönetti. Bir uyarlama olan Qırıx adlı oyunu Diyarbakır Şehir Tiyatrosu için oyunlaştırdı ve sahneye koydu. TV dizi senaryoları yazdı, reklam filmleri çekti, seslendirme ve grafik tasarımcılık yaptı. Reklamcılık sektöründe üretimini sürdürmektedir. 12 Eylül Öncesine Dönmek İstiyorum, Aydınlarla Zontaların Savaşı, Aslında Bunların Hepsi Hikâye, Boşver Nasılsa Halk Anlamaz, Zontelektüel Abdullah, O Günlerde Sanki Hiç Yoktuk, Kırkından Sonra, Ayşegül Savaşta (Irak Şahini), Ya Ameliyatlı Yerime Gelseydi - Bir Gezi Parkı Hikâyesi , Teo’nun Yaşamı 1-2-3 - Mandolin Çocuk kitapları arasında yer alıyor.
1969 yılında İstanbul'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Pangaltı Mıhitaryan Ermeni Lisesi'nde gördü. İletişim Yayınları'nda editör olarak çalışırken Agos'un kuruluşuna katkıda bulundu. 1998-2013 arasında NTV ve CNBC-e'de haber müdürlüğü, radikal.com.tr'de köşe yazarlığı yaptı. Yazıları aralarında Birikim'in de bulunduğu çeşitli dergilerde yayımlandı. 2015'ten bu yana Agos gazetesinin genel yayın yönetmenliği görevini yürütüyor ve 2007'den bu yana da yine Agos'ta köşe yazarlığı yapıyor.
Aylin Vartanyan Dilaver politik ekonomi ve edebiyat alanlarında Barnard College ve Columbia Üniversitesi’nde aldığı eğitimler sonrasında kariyerine Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu’nda eleştirel okuma ve yazma dersleri vererek devam etti. Üniversitenin Barış Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin 2006 yılındaki kuruluşundan günümüze kadar faal olarak eğitmen olarak çalıştı, seminerler ve konferanslar düzenledi ve eleştirel pedagojiyi sanat tabanlı bir bakış açısıyla harmanlayan müfredat oluşturma çalışmalarında yer aldı. 2005 yılında tanıştığı Augusto Boal’in Ezilenlerin Tiyatrosu yaklaşımı ve aldığı eğitimler sonucu sanatın sosyal dönüşüm bağlamındaki yerine inancı pekişti. 2010 yılında İsviçre’de bulunan European Graduate School’da doktora eğitimine başladı. CAGS derecesini aldıktan sonra İstanbul’da yaşayan Ermeni kadınlarla post-hafıza yaklaşımını fotoğraf tabanlı hikaye anlatımıyla pekiştiren doktora çalışmalarına başladı. 2011 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nde bulunan Sosyal Hizmet Kulubü’nün Yel Değirmeni alt grubunun üyeleriyle başladığı Dışavurumcu Sanat ve Çatışma Dönüşümü başlıklı atölyeleri halen merakla sürdürmekte. 2021 yılının Şubat ayında İstanbul’da kurulan Dışavurumcu Sanatlar Enstitüsü'nün (Expressive Arts Istanbul) bir üyesi ve atölye yürütücüsü olarak çalışıyor. 2022 yılından beri emekli bir öğretim görevlisi olarak üniversitede dersler vermeye devam ediyor ve eğitim ortamlarında Dışavurumcu Sanatlar temelli atölyeler organize ediyor..