​​Siyaset bilimi doçenti Dr. Mneesha Gellman yürütücülüğünde düzenlenen ‘Araştırma Tasarımının Bir Parçası Olarak İşbirliğine Dayalı Metodoloji’ başlıklı atölye, 25 Şubat 2026 tarihinde Anarad Hığutyun Binası’nda yapıldı.

Araştırmacılar ve uygulayıcılara yönelik olarak tasarlanan iki saatlik atölyede, işbirliğine dayalı metodolojilerin araştırma ve proje tasarımına nasıl entegre edilebileceği ele alındı. Gellman, 2025 yılında yayımlanan Learning to Survive: Yurok Well-Being in High School başlıklı kitabı için yürüttüğü saha çalışmasından örneklerle, araştırmada “üzerine çalışmak” yerine “birlikte çalışmak” yaklaşımının etik boyutlarını, zorluklarını ve imkânlarını paylaştı.

Kuzey Kaliforniya’daki Yurok Kabilesi ile yürüttüğü çok yöntemli ve karşılaştırmalı araştırmaya dayanan sunumunda Gellman, işbirliğine dayalı metodolojilerin, akademide tarihsel olarak süregelen veri sömürüsüne dayalı ve tek taraflı araştırma pratiklerine nasıl bir alternatif sunduğunu tartıştı. Bu yaklaşımın özellikle tarihsel olarak dezavantajlı ve marjinalleştirilmiş topluluklarla yürütülen çalışmalar açısından önemine dikkat çekti.

Atölye boyunca katılımcılar, kendi araştırma ve proje süreçleri üzerinden paydaşların kim olduğu, karar alma süreçlerinin nasıl şekillendiği, temsil ve söz hakkının kimlerde olduğu ve araştırmada sorumluluk ile yetkinin nasıl paylaşıldığı gibi sorular üzerine düşünme imkânı buldu. Ayrıca, bir araştırma ya da çalışmada akademik ve kişisel düzeyde neyin başarı olarak tanımlanabileceği ve araştırma sürecinin sonunda topluluklarla nasıl ilişkiler kurulmak istendiği gibi başlıklar da tartışıldı.

İstanbul’daki çeşitli üniversitelerden yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin ağırlıkta olduğu 13 kişinin katıldığı atölye, katılımcılar arasında deneyim ve fikir paylaşımına imkân tanıyan bir ortam sundu.