2024 Azınlık Hakları Akademisini başarıyla tamamlayan katılımcılar, kurumlarıyla birlikte Akademi’nin alt hibe programına başvuru hakkı kazandı. Alt hibe programı kapsamında yapılan başvuruların değerlendirilmesi sonucunda, farklı alanlarda çalışmalar yürüten beş kurumun projesi desteklenmeye hak kazandı.
Diyarbakır’da sosyal ve kültürel yapının korunması için çalışmalar yürüten Rengarenk Umutlar Derneği, “Sur’da Toplumsal ve Mekânsal Hafıza Yolculuğu” projesiyle Sur bölgesinde yaşayan çocuklar ve gençlere yönelik atölyeler ve hafıza yürüyüşleri düzenledi. Proje kapsamında, bölgede yaşamış azınlık topluluklarının tarihsel, mekânsal ve kentsel geçmişine dair bilgilendirici çalışmalar yapılarak çokkültürlü hafızanın yaşatılmasına katkı sağlandı.
Doğu Karadeniz’de yerleşik halkların kültürel mirasının görünür kılınması amacıyla çalışan GOLA Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği, “Taşlardan Söze: Laz Kültürünün İzini Sürmek” projesiyle Rize ve Artvin’de kimi yıkıntılar arasında kalmış, kimi tamamen yok olmuş mekânları kayıt altına aldı. Laz kültürüne dair izlerin takip edildiği projede, izlenebilir bir hafıza rotası oluşturuldu; kalıntılarla Lazca arasındaki ilişkileri ortaya koyan metinler hazırlandı. Çalışma, hem Lazcanın hem de Laz kültürünün korunmasına katkıda bulundu.
İnsan hakları ve savunuculuk alanında faaliyet gösteren Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği, “Un Libro Avierto” projesiyle Türkiye’de Yahudi dini ve kültürüne dair bilgi eksikliklerini gidermeyi ve önyargılarla mücadele etmeyi hedefledi. Proje kapsamında antisemitizmle mücadeleye yönelik bir “açık kitap” ile dört eğitim modülü hazırlandı. Bu materyaller üniversitelerde ve yaygın eğitim alanlarında kullanılmak üzere tasarlandı ve herkesin erişimine açık hale getirildi.
Eğitim alanında çalışan Küresel Değişim Derneği ile kültürel miras üzerine çalışmalar yürüten Nehna’nın ortaklaşa yürüttüğü “Antakya Yerel Arapça Lehçesi Dil Kartları” projesi, Antakya ve çevresinde konuşulan yerel Arapça lehçesinin kaybolmaya yüz tutmuş kelime ve deyimlerini arşivlemeyi amaçladı. Saha çalışmalarıyla belirlenen 100 kelime ve 30 deyim özgün dijital kartlara dönüştürüldü ve bölgenin kültürel mirasını korumak amacıyla açık kaynak olarak kamuya sunuldu.
İstanbul’da faaliyet gösteren Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi Vakfı, “Azınlık Hakları Bağlamında Cemaat Vakıflarının Tüzel Kişilik ve Mülkiyet Sorunları” projesiyle cemaat vakıflarının karşılaştığı tüzel kişilik ve mülkiyet temelli sorunlara dikkat çekmeyi, çözüm önerileri üretmeyi ve savunuculuk çalışmalarını güçlendirmeyi hedefledi. Proje kapsamında düzenlenen iki günlük sempozyumla alandaki uzmanlar bir araya getirilerek mevcut durum analiz edildi, örnek dava süreçleri incelendi ve ortak çalışma alanları oluşturuldu.
Hibe programı kapsamında desteklenen bu projeler, farklı toplulukların kültürel mirasının ve hafızasının korunmasından azınlık hakları alanında bilgi üretimi ve savunuculuk kapasitesinin güçlendirilmesine uzanan çalışmalar ortaya koydu. 2025 Azınlık Hakları Akademisi Hibe Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan dört kurumun projelerine ilişkin gelişmeler de projeler tamamlandıkça paylaşılmaya devam edecek.

