Söylem ile şiddet arasında nasıl bir ilişki var? Nefret söylemi nedir? İfade özgürlüğü nerede biter, nefret söylemi nerede başlar? Türkiye medyasında nefret söylemi neden ve nasıl üretiliyor? Türkiye’de kimler ‘öteki’? Yazılı basında nefret söylemi en çok hangi grupları hedef alıyor? Medyanın dili toplumsal kutuplaşmayı nasıl besliyor? Nefret söylemiyle nasıl mücadele edilebilir? Yeni mecralarda nefret söylemine karşı neler yapılabilir? Nefret söylemini yasaklamak bir çözüm mü?

Türkçe ve ingilizce dillerinde yayımlanan kitapta, kavramsal tartışmadan yararlanan Tanıl Bora, yazısında kelimelerin gücünü ele aldı. Bekir Ağırdır, araştırma ve gözlemlerine dayanarak, Türkiye'deki ayrımcı eğilimlerin ana hatlarını çizdi. Arus Yumul, Türkiye'nin değişmeyen 'ötekilerine' yönelik düşmanlığın tarihsel ve sosyal arka planını tartıştı. Yıldız Tar, medyanın LGBTİ+ bireylere nasıl yoksaydığını ve sessizleştirdiğini anlattı. Aras Türay, ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki ilişkinin hukuki zemini üzerine bir tartışma yazısı yazdı. Faruk Bildirici, medya ombudsmanı gözlemlerine dayanarak, medyanın söylem stratejilerini tartıştı. Ülkü Doğanay, medyanın 'mülteci' söylemi üzerinden kutuplaşma stratejilerini incelendi. İdil Engindeniz, 'söylem' üzerine kavramsal tartışmaların bir incelemesi ile kitaba katkıda bulundu. Mevcut ve eski proje ekibinden İrem Az, Pınar Ensari ve Şeyma Özkan,  2009 yılında başlayan medya izleme faaliyetlerimiz aracılığıyla toplanan verileri iki makalede analiz etti, derledi. Makale 10 yıldır toplanan verilerin incelenmesi yanı sıra, izleme çalışması ve projenin anlatısını sunuyor. Bu anlatı projenin metodoloji tarihçesi göre bölünmüş 3 dönem aktarılıyor. Son olarak, kitapta, OverZero kurumundandan iki sivil toplum uzmanı Rachel Brown ve Laura Livingston tarafından yazılan nefret söylemi ve tehlikeli söyleme karşı mücadele üzerine strateji ve değerlendirmeleri konu alan metnin çevirisi yer aldı.

Nefret söylemini, farklı disiplinlerin perspektiflerinden, çeşitli boyutlarıyla mercek altına alan makalelerin her biri meseleyi toplumsal ve tarihsel bağlamına oturturken, nefret diliyle mücadeleye katkıda bulunarak, eşitlik ve özgürlük içinde bir arada yaşama umudunu güçlendiriyor. 


Kitap hakkında detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.