Yazılı basında 1-13 Aralık 2020 tarihleri arasından, gündemle ilişkili şekilde nefret söylemi içeren haber ve köşe yazıları seçildi ve eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelendi.1


1. 

Önce Vatan, 12 Aralık 2020

Günel Melikova, “ERMENİLER AZERBAYCAN HALKINA AİT DİNİ, TARİHİ VE KÜLTÜREL ESERLERİN HER TÜRLÜ TAHRİFATINA BAŞVURMUŞLAR” başlıklı köşe yazısında, Ermenistan ve Azerbaycan savaşın ardından aynı bölgedeki tarihi eserler ve onların politik tarihi hakkında kişisel bir görüş sunuyor. Haberde “Ermeniler, Azerbaycan halkına ait dini, tarihi ve kültürel eserlerin tarrifaatına başvurmuşlar” gibi sözlerin bulunması tüm Ermenileri iddia edilen tahrifattan mesul tututor ve kimliğe karşı düşmanlığı pekiştiriyor.


2.

Türkiye, 12 Aralık 2020

Rahmi Er, “O Günler, Bu günler!” başlıklı köşe yazısında, Azerbaycan ve Ermenistan savaşı öncesi ve sırasında yaşananları konu ediyor. Yazıda yer alan “Ermeni tecavüzü” gibi ifadelerle, Ermeniler şiddet ve katliamla ilişkilendiriliyor. Er bu söylemlerle milletlerarası düşmanlığı pekiştiriyor, Ermeni kimliğine yönelik genel düşmanlığı ise körüklüyor.


3. 

Yeni Akit, 11 Aralık 2020

 Yeni Akit gazetesinin “Bakü’de Zafer coşkusu” başlıklı haberinde, Azerbaycan ve Ermenistan savaşı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bakü ziyareti konu ediliyor. Haber boyunca kullanılan, “Ermenistan faşizmi”, "Ermeni zulmü", “yumrukla başını ezdik” gibi düşmanlık besleyci ve çatışma fikrini destekleyici ifadeler ve başlıkla vurgulanan “Savaş suçlusu Ermeni hesap verecek” ifadeleriyle, Ermeni kimliğinin tüm paydaşları savaş ve katliamla ilişkilendiriliyor, Ermenilere yönelik düşmanlık açıkça pekiştiriliyor.


4.

Milli Gazete, 8 Aralık 2020

Şakir Tarım, “İstanbul Sözleşmesi Oyun mu?” başlıklı köşe yazısında, İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik tartışmalara ilişkin kişisel görüşlerini aktarıyor. Köşe yazısında, LGBTİ'lerin örgütlenmesi "çeteleşme" olarak adlandırılırken, “Müslüman bir ülkede bu cesareti nereden alıyorlar?” gibi söylemlerle LGBTİ kişileri kriminalize ediyor, “halkı Müslüman olan bir ülkenin ahlakına” yönelik bir ‘tehdit’ olarak görüp hedef gösteriyor. Yazı boyunca yer alan ayrımcı ve homofobik ifadeler ve alaycı söylemlerle LGBTİ bireylere karşı ayrımcılık pekiştiriliyor ve LGBTİ'ler hedef gösteriliyor.


1. Nefret söylemi odaklı sistematik medya izleme çalışması kapsamında, tüm ulusal gazeteler ve sayısı 500’ü bulan yerel gazete önceden belirlenen anahtar kelimeler üzerinden (ör. hain, dönme, mülteci, Hıristiyan, Yahudi, bölücü vs.) medya takip merkezi aracılığıyla taranıyor. Bu anahtar kelimeleri içeren haber ve köşe yazıları günlük olarak okunuyor (gazetelerin hafta sonu baskıları hariç) ve nefret söylemi içeren yazılar tespit ediliyor. Esas olarak ulusal, etnik ve dini kimlik temelli nefret söylemine odaklanılırken cinsiyetçi ve homofobik/transfobik söylemler de tarama kapsamına alınıyor.